Bir Müslümanın kardeşine duyduğu saf sevgi ve yaptığı halis bir ziyaret, kul ile Allah arasındaki bağı nasıl kuvvetlendirir? Peygamberimizin (s.a.v.) aktardığı bu ibretlik kıssa, Allah rızası için sevmenin ve ziyaret etmenin faziletini gözler önüne seriyor.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir din kardeşini Allah için sevmenin, Allâh’ın muhabbetine vesîle olduğunu şöyle ifâde buyurmuştur:
SIRF ALLAH RIZASI İÇİN YAPILAN ZİYARETİN ARDINDAKİ BÜYÜK MÜJDE!
“Bir kimse, başka bir köydeki (din) kardeşini ziyâret etmek için yola çıktı. Allah Teâlâ, adamı gözetlemek (ve sınamak) için onun yolu üzerinde (insan sûretinde) bir melek vazîfelendirdi. Adam meleğin yanına gelince, melek:
«–Nereye gidiyorsun?» dedi.
O zât:
«–Şu köyde bir din kardeşim var, onu görmeye gidiyorum.» cevâbını verdi.
Melek tekrar sordu:
«–O kardeşinden elde etmek istediğin bir menfaatin mi var?»
Adam:
«–Hayır, ben onu sırf Allah rızâsı için severim, onun için ziyâretine gidiyorum.» dedi.
Bunun üzerine melek:
«–Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öyle seviyor. Ben, bu müjdeyi vermek için Allah Teâlâ’nın gönderdiği elçiyim.» dedi.” (Müslim, Birr, 38; Ahmed, II, 292)
Diğer bir hadîs-i şerîfte de:
“Yedi sınıf insan vardır ki Allah Teâlâ, onları hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde, kendi (Arş’ının) gölgesinde gölgelendirir... (Bu sınıflardan biri de) birbirlerini Allah için seven, bir araya gelişleri ve ayrılışları bu muhabbetle gerçekleşen iki kişidir...” buyrulur. (Buhârî, Ezân, 36)
Böyle kâmil mü’minlerin din kardeşlerine duydukları muhabbetin temel gâyesi, Allâh’ın rızâsına erebilmektir. Din kardeşinin duâsından istifâde etmek, onunla ülfet ve ünsiyet kurmaktaki tek niyet, Allâh’a yakın bir kul olabilmektir.
Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarının Örnek Ahlâkından 1, Erkam Yayınları
İslam ve İhsan