Reklam Alanı728 × 90 — Detay Sayfası Banner
💡 Tarihimizden Kıssalar

Muhammed Pârisâ Hazretleri: 'El Kârda, Gönül Yâr’da'

✍️ İslami Kıssalar Editörü
📅 30 Mart 2026
📖 2 dk okuma
👁 23 okuma
☆☆☆☆☆ Henüz puanlanmadı
Muhammed Pârisâ Hazretleri: 'El Kârda, Gönül Yâr’da'
Yazı Boyutu:
🔊 Web Sesli Okuma
Muhammed Pârisâ Hazretleri: 'El Kârda, Gönül Yâr’da'
Hazır
Tarayıcınızın yerleşik Türkçe sesiyle kıssa okunur. Ses kalitesi cihaza göre değişebilir.
Reklam Alanıİçerik üstü — 728 × 90

Gerçek dindarlık dünyadan el çekmek midir? Muhammed Pârisâ Hazretleri'nden dünya-ahiret dengesine dair muazzam bir ölçü: El kârda, gönül Yâr’da sırrına tanıklık edin.

Şâh-ı Nakşibend Hazretleri’nin yetiştirdiği büyük velîlerden Muhammed Pârisâ Hazretleri, hacca giderken yolu üzerinde uğradığı Bağdat şehrinde, nur yüzlü genç bir sarrafa rastlar.

EL KÂRDA, GÖNÜL YARʼDA…

Gencin birçok müşteriyle durmadan alışveriş hâlinde olup zamanını aşırı dünyevî meşguliyetler içinde geçirdiğini zannederek üzülür. İçinden:

“Yazık! En güzel ibadet edilecek bir çağda kendisini dünya meşgalesine kaptırmış!” der. Bir an murâkabeye varınca da, altın alıp satan bu gencin kalbinin dâimâ Allah ile beraber olduğunu hayretle müşâhede eder. Yani bedeni dünyevî meşgûliyette, fakat gönlü zikreder hâlde, Rabbiyle beraber…

Bu sefer:

“Mâşâallâh! El kârda, gönül Yârʼda!..” buyurarak genci takdîr eder.

Muhammed Pârisâ Hazretleri Hicaz’a vardığında da Kâbe’nin örtüsüne sarılmış içli içli ağlayan ak sakallı bir ihtiyarla karşılaşır. Önce ihtiyarın yana yakıla Cenâb-ı Hakk’a yalvarmasına ve dış görünüşüne bakarak:

“Keşke ben de böyle ağlayarak Hakk’a ilticâ edebilsem.” der ve adamın hâline gıpta eder.

Sonra onun da kalbine nazar edince görür ki bütün duâ ve ağlamaları, fânî bir dünyalık talebi içindir. Bunun üzerine rakik kalbi mahzun olur.

Hisse:

Gönül Allah ile olduktan sonra dünya işinin zararı yoktur. Fakat dünya telâşının gâfil bıraktığı bir gönülle ibadetin bile mahzuru çoktur!..

Dünyaya karşı zâhid olmak, fakirlikte ve zenginlikte dünyadan kalben müstağnî kalabilmektir. Mühim olan; dünyevî meşgaleleri, âhireti ihmâl etmeksizin sürdürebilmektir. Yani dünya ile meşgul olurken kalbi gafletten korumaktır.

Hazret-i Mevlânâ ne güzel söyler:

“Dünya, Allah’tan gâfil olmaktır. Yoksa para, kumaş, kadın ve evlât sahibi olmak değildir. Seni oyalayıp Hak’tan gâfil kılan ne varsa, senin dünyan odur.”

GERÇEK ZÜHD: DÜNYAYI KALBE SOKMAMAKTIR

Dindarlık, zühd ve takvâ; dünyadan el etek çekmek değil, Süleyman aleyhisselam gibi, dünya muhabbetini kalbe sokmamaktır.

Yanlış olan; dünyadan nasîbini aramak değil, ona gönlünü kaptırarak dînî ve vicdânî vazifelerini ihmâl etmektir.

Unutmamalı ki paranın yeri kasadır, kesedir; gönül değildir!..

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Mü'minin Gönül Ufku, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

Reklam Alanıİçerik arası — 728 × 90
Kaynak
islamveihsan.com
Kaynağı aç
💬 Yorumlar (0 yorum)
Bu kıssayı puanla:
Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor. İlk yorumu sen yapabilirsin.