Reklam Alanı728 × 90 — Detay Sayfası Banner
⚔️ Tarihimizden Kıssalar

Hz. Osman'ın İnfakı ve Tevazusu

✍️ İslami Kıssalar Editörü
📅 25 Şubat 2026
📖 2 dk okuma
👁 10 okuma
☆☆☆☆☆ Henüz puanlanmadı
Hz. Osman'ın İnfakı ve Tevazusu
Yazı Boyutu:
🔊 Web Sesli Okuma
Hz. Osman'ın İnfakı ve Tevazusu
Hazır
Tarayıcınızın yerleşik Türkçe sesiyle kıssa okunur. Ses kalitesi cihaza göre değişebilir.
Reklam Alanıİçerik üstü — 728 × 90

Hz. Osman'ın başından geçen ibretlik kıssa ve almamız gereken hisseler.

Hulefâ-i râşidînin üçüncüsü, ağniyâ-i şâkirîn yani şükreden zenginlerden olan Hazret-i Osman’dır.

KENDİSİ DE SIRADA…

Osman -radıyallâhu anh-, Medine’ye hicret edince müslümanların su sıkıntısı çektiğini görmüştü. Medine’deki bütün kuyuların suyu acıydı. Sadece bir yahudiye ait olan Rûme Kuyusu’nunki tatlı idi. Yahudi, bu kuyunun suyunu satarak geçiniyordu.

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-;

“−Rûme Kuyusu’nu, cennette ondan daha hayırlısını kazanmak üzere kim satın almak ve kendi kovasını müslümanların kovalarıyla eşit kılmak ister?” buyurdu.

Yani kuyuyu satın alan, diğer müslümanlarla eşit haklarda ondan istifâde edebilecekti.

Hazret-i Osman, derhâl bu kuyuyu satın almak istedi. Lâkin yahudi kabul etmedi. Sonunda bir gün yahudi, bir gün de müslümanlar kullanmak üzere yarı hissesini satın almaya muvaffak oldu. Daha sonra da tamamını satın aldı. Peygamber Efendimiz, Hazret-i Osman’a;

“–İnsanların ondan su içmeleri için (kuyuyu) vakfeder misin?” diye sorunca, o da bu arzuya gönülden icâbet ederek kuyuyu vakfetti. Böylece Hazret-i Osman’ın bu himmetiyle, Medineli müslümanlar su sıkıntısından kurtuldular.

Rivâyete göre Osman -radıyallâhu anh-; büyük bir fazîlet daha sergileyerek, kendisinin satın alıp vakfettiği bu kuyudan su alabilmek için herkes gibi sıraya girip beklerdi.

Yine rivâyete göre Hazret-i Osman’ın bu eşsiz fedâkârlığı üzerine şu âyet-i kerîmeler nâzil oldu:

“Ey huzura kavuşmuş insan! Sen O’ndan râzı, O da senden râzı olarak Rabbine dön. (Sâlih) kullarım arasına katıl ve cennetime gir!” (el-Fecr, 27-30) (Suyûtî, Lübâbu’n-Nukûl, II, 195)

Hazret-i Osman, Tebük Seferi’nin hazırlıklarında da büyük fedâkârlıklar gösterdi.

Yine ondan bir kıssa:

Hazret-i Ebûbekir’in hilâfeti zamanıydı. Şehirde bir kıtlık zuhûr etti. Tam da o sırada Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-’ın Şam’dan yüz deve yükü buğday kervanı geldi. Kervanı görenler, buğday satın almak için koştular. Hattâ bir dirhemlik buğday için yedi dirhem teklif ettiler.

Hazret-i Osman -radıyallâhu anh- ise;

“−Hayır! Sizden daha fazla veren var, ona satacağım.” dedi.

Ashâb-ı kiram, mahzun bir şekilde oradan ayrılıp halîfe Hazret-i Ebûbekir’in yanına vardılar. Vaziyeti anlatıp Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-’ın bu tavrına üzüldüklerini bildirdiler.

Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh- ise, o fazîlet ehli sahâbînin bu davranışının altında muhakkak bir hikmet bulunduğunu sezerek;

“−Osman hakkında hemen kötü düşünmeyiniz. O, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in damadı ve Me’vâ cennetinde arkadaşıdır. Herhâlde siz onun sözünü yanlış anladınız.” der.

Ardından beraberce Hazret-i Osman’a giderler. Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh-;

“−Yâ Osman! Ashâb-ı kiram, senin bir sözüne üzülmüştür.” deyince Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-;

“−Evet, ey Rasûlullâh’ın halîfesi! Onlar bire yedi veriyorlar. Hâlbuki onlardan daha hayırlı olan Cenâb-ı Hak ise, bire yedi yüz veriyor. Biz buğdayı, bire yedi yüz vererek alana sattık.” dedi.

Sonra da yüz deve yükü buğdayı, Allah rızâsı için Medine fukarâsına dağıttı. Kervandaki yüz deveyi de kurban etti.

Buna çok sevinen Ebûbekir -radıyallâhu anh-, Hazret-i Osman’ı alnından öptü ve;

−Ashâbın, senin sözündeki inceliği kavrayamadıklarını önceden sezmiştim…” buyurdu. (Bkz. Ramazanoğlu Mahmud Sâmî, Hz. Osman Zinnûreyn, s. 140; Krş. Âcurrî, Kitâbü’ş-Şerîa, IV, 2012)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Şubat, Sayı: 252

İslam ve İhsan

Reklam Alanıİçerik arası — 728 × 90
Kaynak
islamveihsan.com
Kaynağı aç
💬 Yorumlar (0 yorum)
Bu kıssayı puanla:
Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor. İlk yorumu sen yapabilirsin.